Bu makale 11-08-2011 tarihinde saat 13:03:48 iken yazılmıştır.Bugüne kadar 157 defa okunmuştur...
Sponsor Bağlantılar:
Mehmet Öz Tavsiyeli Orjinal Afrika Mangosu Şimdi Türkiye'de!
Dikkat! Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın en etkin yolu sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmaktan geçiyor.
Mevsim
geçişlerinin özellikle nezle, grip gibi üst solunum yolları
enfeksiyonlarına davetiye çıkardığı bilinen bir gerçek. Uzmanlar değişik
mikrop ve virüslerin, bakterilerin bu hastalıklara sebep olduğu
konusunda hem fikir. Özellikle okul, kreş ve plaza ofisleri gibi kapalı
ve iyi havalanmayan yerlerde, soğuğun vücut direncini düşürmesi,
sağlıksız beslenme gibi etmenlerle birleşince kış aylarında üst solunum
yolu hastalıklarının görülme sıklığını artırıyor. Metabolizma
hızlanıyor, vücut dokularının yıkımı artıyor, dolayısı ile besin
öğelerinin vücuttan atımı da hızlanıyor; protein, vitamin A, vitamin C,
demir ve çinkonun vücuttaki miktarı azalıyor. Uzmanlar ''Enfeksiyon
hastalıklarından korunmada alınacak en önemli önlem sağlıklı
beslenmedir'' diyor.
Yaşam kalitesini artırdığı için fiziksel
aktiviteyi artırmanın da önemine dikkat çeken Prof. Yücecan, mevsim
geçişlerinden kaynaklanan hastalıklara karşı koruma kalkanı oluşturmak
için 7 altın kuralı açıklıyor;
1.Tükettiğiniz besinleri çeşitlendirin!
Hiçbir
besin tek başına vücudun ihtiyacı olan tüm besin öğelerini içermiyor ve
besin seçiminde çeşitlilik, sağlıklı beslenmenin temeli olarak ifade
ediliyor. Besinlerin her biri içerisinde ayrı özellik ve vücut
çalışmasında ayrı işlevi olan değişik türde besin öğeleri barındırıyor.
Bu nedenle her gün, her öğün dört ana besin grubundan (süt ve
ürünleri/et, yumurta, kurubaklagil/sebze ve meyveler/tahıllar) önerilen
düzeylerde tüketmek, besinleri besin öğesi kayıplarını önleyecek ilkeler
doğrultusunda hazırlayıp, pişirip, saklamak gerekiyor.
2.Vücutta güçlü bir savunma sistemi için protein ile barışık olun. Protein yanında sebze, meyve tüketin.
Et,
yumurta ve süt gibi besinlerde, diğerlerine göre daha çok protein
bulunuyor. Bu grup ayrıca demir, çinko, fosfor, magnezyum ile B grubu
vitaminlerinden B2, B6, B12 ve B3 den zengin. Özellikle hayvansal
kaynaklı besinler oldukları için demir açısından da çok iyi bir kaynak
sağlayan bu grup yanında C vitamini sağlayan uygun sebze-meyve ve
bunlardan elde edilen sebze ve meyve suları ile tüketildiğinde vücudun
mikroba karşı savunmasını ve direncini artırıyor. Son yıllarda hastalık
riskleri ve diyet ilişkisi konusunda yapılan araştırmalarda, beyaz etin
kırmızı ete oranı en az 4 e 1 olduğunda bireyin daha sağlıklı
beslendiği kabul ediliyor. Bu nedenle uzmanlar, sağlıklı beslenmek için
haftada en az 2 kez kuru baklagil ve ayrıca demirin iyi bir kaynağı olan
kırmızı et tüketmeli, diğer öğünlerde kırmızı et yerine tavuk, hindi ve
balık yenilmesini salık veriyor. Prof. Sevinç Yücecan özellikle beyin,
göz, deri, kalp ve damar sağlığı ve vücudun savunma sistemi için
haftada en az 2-3 kez balık tüketmeye dikkat edilmesi gerektiğini
söylüyor.
3.Vücut direncini sağlayan vitamini depolamak için sebze ve meyve tüketin.
Sebze
ve meyveler, günlük enerji ve protein gereksinimine çok az katkıda
bulunmasının yanında mineral ve vitaminler bakımından oldukça zenginler.
Folat, A vitaminin ön öğesi beta-karoten, E, C, B2 vitamini, kalsiyum,
demir, magnezyum, posa ve güçlü antioksidan etkinlik gösteren bileşenler
içeren meyve ve sebzeler işte bunun için çok büyük önem taşıyor. Sebze
ve meyveler büyüme ve gelişme, hücre yenilenmesi, doku onarımı, deri ve
göz sağlığı, diş ve diş eti sağlığı, kan yapımı ile hastalıklara karşı
direncin oluşumunda etkin rol oynuyor.
4.Sebze ve meyveyi yoğurt, tam tahıllar, taze ya da kuru meyvelerle zenginleştirerek daha fazla tüketebilirsiniz!
Köfte,
patates püresi, karışık et çeşitleri, tavuk ve makarnanın yanında
rendelenmiş, parçalanmış ya da doğranmış dolmalık kabak, ıspanak veya
havuç gibi sebzelerin garnitür olarak servis edilmesini öneren Prof.
Yücecan şöyle diyor; ''Hazırladığınız sandviçlerinizin içine dilimlenmiş
ananas, elma, biber çeşitleri, salatalık ve domates koyun. Brokoli,
kabak, havuç, biber çeşitleri, domates ve soğan gibi lezzet verici
sebzelerle omletlerinizi ana yemek haline getirin. Fırında pişen hamur
işlerinde sebze ve meyveleri kullanın. Evde yaptığınız ekmekler,
pandispanyalar, gözlemeler ve fırında yapılan diğer hamur işlerinin
tarifelerindeki yağın yarısının yerine, elma, erik, muz ve şeftali gibi
meyvelerin pürelerinden birini kullanabilirsiniz. Ayrıca lezzet, yapı ve
besin öğelerine katkı sağladığından rendelenmiş ya da doğranmış
dolmalık kabak, havuç veya diğer kurutulmuş sebzeleri de
kullanabilirsiniz.'' Prof. Yücecan, meyve ve sebze sularının tüketimine
de dikkat çekiyor.
Unutmayın! Sağlıklı beslenme için günde 2-4 porsiyon meyve/250 ml meyve suyu tüketmek gerekiyor.
''Tüm
bu hazırladığınız besinlerin yanında meyve tüketebilir veya %100 meyve
suyu içebilirsiniz. Sebze, meyve ve bunlardan elde edilen sebze ve
meyvelerin sularında yüksek antioksidan potansiyele ve sağlığı
geliştirici kapasiteye sahip bileşenler bulunuyor. Bu bileşenlerin sebze
ve meyvelere kıyasla, suyundan daha kolaylıkla emilebildiği
belirtiliyor. Unutmayın sağlıklı beslenme için günde 3-5 porsiyon sebze,
2�4 porsiyon meyve tüketmek gerekiyor. 1 porsiyon meyve 170 gram meyve
suyuna eşdeğer kabul ediliyor. 1 porsiyon meyve suyu ise 250 ml. Bu
nedenlerle meyve suyu da, öğünün bir parçası olarak her zaman her yerde
her yaş grubunda önerilen düzeyde tüketilebilir.''
5.Vitamin C den zengin turunçgiller, kuşburnu, yeşil yapraklı sebzeler, domates, çilek ve kivi tüketin!
Hazırlama
ve pişirme sırasında sıcağın, oksijenin ve pişirme suyunun atılması ile
önemli derecede vitamin C kaybı gerçekleşiyor. Araştırma sonuçları, C
vitaminin turunçgil olarak alınmasının vücuda hap olarak alınandan daha
yararlı olduğunu gösteriyor. Turunçgillerde bulunan biyoflavonoidlerin, C
vitamininin dayanıklılığını artırdığı ve emilimini daha elverişli
duruma getirdiği belirtiliyor. Bu nedenle günde bir kez ek vitamin almak
yerine her öğünde, yemekle birlikte C vitamininden zengin besinlerin
alımı demir durumunu farklı etkileyebilir.
6.Sıvı tüketimini artırın.
Prof.
Yücecan, her gün en az 2 - 2,5 litre (8 - 12 su bardağı) su içilmesi
gerektiğinin altını çiziyor. Sıvı alımının karşılanmasında süt, ayran ve
%100 meyve suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi öneriliyor.
7.Fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyin!
Tükettiğiniz
besinlerle aldığınız kalori veya enerjiyi, haftanın her günü 30
dakikalık egzersiz ile dengeleyin. Vücut yağındaki artışın, yüksek
tansiyon, kalp hastalıkları, felç, diyabet, bazı kanserler, artrit,
solunum problemleri ve diğer hastalıklar için risk taşıdığını unutmayın.
Vücut Direncini Artırmak başlıklı bu makale
11-08-2011 tarihinden itibaren
157 kişi tarafından okunmuştur.
Ortalama değerlendirme:
Sayfayı Paylaş:
Sponsor Bağlantılar:
Mehmet Öz Tavsiyeli Orjinal Afrika Mangosu Şimdi Türkiye'de!
Tıbbi Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.