Bizi Destekleyin
En Çok Okunanlar
- Kolesterol Nedir? Kolesterol Belirtileri? Kolesterol Nasıl Düşürülür?
- O3one Ozon Yağı Kremi 03one Zayıflama Jeli o3one Gel
- Elma Sirkesi ile Zayıflama Diyeti
- Selülex Havyar Jeli Uykuda Santim Santim İncelme Mucizesi
- Hemoroid Basur Nedir? Hemoroid Tedavisi? Hemoroid Resimleri
- Penis Büyütücü Hap V-Pills
- Kilo Aldıran Yiyecekler Ahmet Maranki Kilo Alma Formülü
- Nabız Nedir? Nabız Nasıl Atar? Nabız Nasıl Ölçülür?
- Tütüne Son Sigara Bırakma Hapı
- Antakya Biberi ile Mesut Yar Nasıl Zayıfladı
Yeni Eklenenler
Son Yorumlar
- Zayıflıyorum Mutluyum
yorumu yazan: Derya Çini - maydonoz suyu ile zayıflama
yorumu yazan: mine - karbonatlı suyla zayıflama
yorumu yazan: nermin kutluca - ne kadar sürede zayıflayabilirim?
yorumu yazan: maviş - BEŞİ BİR YER ÇAY İLE ZAYIFLAYAMIYORUM
yorumu yazan: HATİCE DURGUT - boy uzatmak için basketbol
yorumu yazan: ismail - gül kaynak karbonatlı su ile zayıflama
yorumu yazan: melis - kalçalarımdan nasıl kilo verebilirim?
yorumu yazan: ali mayda - Sakızı yutma bağımlılığı
yorumu yazan: Esra Güneş - emziren anneler açai kullanabilirmi?
yorumu yazan: ayse
İlgi Çekenler
- antakya biberi yüzünden ölenler
- hdl düşüklüğü 33 nedir
- çağan çokcan tester
- afrikan mangosu ankarada eczanelerde satılıyormu
- erkeklik organı görmek orucu bozarmı
- 9 günlük yağ yakıcı doğal krem
- tütüneson kullanırken kilo almamak için ne yapmalıyım
- hızlı zayıflamak istiyorum
- antakya biberi hangi marka gerçek
- ben zayıfım ama bodye gidebilirmi
Sayfa İçeriği
Gi Diyeti |
|
| Yazan: Zayıflama Bilgileri | |
| Bu makale 24-05-2010 tarihinde saat 00:20:56 iken yazılmıştır.Bugüne kadar 1839 defa okunmuştur... |
|
Gi Diyeti, Diyet-detoks konusu bu bahar da gündemde. Kıştan kalan kilolar herkese batmaya, “kalori düşmanlığı” daha sık konuşulmaya başlandı.
Beslenme enstitüleri, özel egzersiz salonları, Bodrum’daki kilo-detoks otelleri tıka basa dolu. Yer bulmak için neredeyse torpil gerekiyor! Sorununuz 2-3 kiloluk bir fazlalıksa çözüm kolay ama eğer 5-10 kiloluk bir fazlalıktan kurtulma arzusundaysanız ciddi bir karar vermeniz lazım. Yola çıkarken aman dikkatli olun. Çünkü yanlış diyetler yağ yerine kas yakmak, kilo vermek yerine sağlığı kaybetmek anlamına gelebiliyor. Acil çözümlerden, haptı, ilaçtı, iğneydi, aletti gibi faydasız önerilerden uzak durun. Bu işi çözmenin tek ama tek yolu var: Sorunun nedenini bulup onu ortadan kaldırmak, doğru bir beslenme ve egzersiz planını ısrarla uygulamak. Bu yazı dizisi esas olarak bu nedenle hazırlandı. Umarım faydalanırsınız. Neden Gi Diyeti?“Gi diyeti”, son yıllarda popülaritesi hızla artan bir diyet planı. Sadece sıradan bir “diyet planı” da değil, doğru, bilimsel ve faydalı bir beslenme tarzı. Doktorların ve beslenme uzmanlarının da onayladığı mükemmel bir beslenme yaklaşımı. Kısaca “Gi Diyeti” olarak tanımlanan bu yaklaşım yalnız kilo vermeyi değil, kilo almayı da önlüyor. Ayrıca diyabet ihtimalini azaltmadan kalp damar hastalıklarını engellemeye, belleği korumadan bazı kanserlerin sıklığını azaltmaya kadar pek çok alanda faydalı. Özellikle “reaktif hipogliseminiz” veya “gizli şeker” riskiniz varsa, “göbek-karın bölgesinden kilo alma eğilimindeyseniz”, genetik mirasınızda hipertansiyon, kalp damar hastalığı, felç riski varsa beslenme tarzınızı değiştirmenizde, vakit geçirmeden sizin de “düşük glisemik yükü olan yiyeceklerle beslenme” yöntemini esas alan Gı diyeti ile beslenmenizde fayda var. Glisemik indeks (Gİ) ne anlama geliyor?“Gİ”, “Glisemik indeks” kavramının kısaltılmış halidir. Bir besinin glisemik indeksi, onun “kan şekerini yükseltme özelliği”ni ifade eder. Glisemik indeks 0 ile 100 arasında değişir. Bir yiyeceğin Gı değeri 100’e ne kadar yaklaşırsa, o besin o oranda sorunlu demektir. Çünkü glisemik indeksi düşük besinler insülin cevabını azaltırken, yüksek Gİ’li besinler kan şekerini çok fazla ve hızlı yükseltip şiddetli “insülin-şeker dalgalanmaları”na sebep olur. Bu dalgalanmalar kan şekerinin ayarlanmasını, kan yağlarının dengelenmesini güçleştirir. Trigliseridi yükseltir. HDL kolesterolü azaltır. Hipoglisemi ataklarını sıklaştırır. Yeme kontrolünü güçleştirir. Kilo almayı, özellikle göbek, bel bölgesinde yağ depolamayı kolaylaştırır. Karaciğeri yağlandırır. Damarlarınızı hızlı yaşlandırır. Sizi önce diyabet adayı (prediyabet), sonra da şeker hastası (diyabet) yapar! Glisemik indeksi düşük besinlerse kan şekerini daha yavaş ve daha az yükselttiğinden gereksiz insülin banyolarını engeller ve yukarıdaki sorunların çoğunu önler. Gİ hangi besinler için söz konusu?Besinleri glisemik indekslerine göre değerlendirmek, karbonhidrat grubu yiyecekler için söz konusudur. Protein ve yağlar için böyle bir değerlendirme yoktur. Bununla birlikte karbonhidratlarla birlikte yenen protein ve yağların yapısı, o karbonhidratın Gı değerini etkiliyor, kan şekerini ne yönde etkileyeceğine katkıda bulunabiliyor. Örneğin glisemik indeksi yüksek bir besin (patates) yağda kızartıldığında Gİ’si artıyor, tehlike büyüyor… Uygulaması hem kolay hem zorDüşük glisemik indeksli bir beslenme planı oluşturmak hem kolay, hem zor. Öncelikle yerleşik bazı “kötü alışkanlıklardan” vazgeçmeniz gerekiyor. Biz (millet olarak) şekerli, unlu ve nişastalı yiyecekleri çok seviyoruz. Börek, baklava, açma, poğaça, kadayıf, unlu-sütlü tatlılarla aramız çok iyi! Pirinç pilavına, kızarmış patatese bayılıyoruz. Bilhassa rafine edilmiş şekerler (bakkal şekeri, mısır fruktozu) ve bu şekerlerle yüklü gıdalar (paketlenmiş atıştırmalık yiyecekler, meşrubatlar) glisemik indeksi çok yüksek besinler ve son yıllarda bu “kötü besinler”den de hoşlanmaya başladık. Oysa çok sevdiğimiz, görünce dayanamayıp hiç olmazsa şöyle ucundan bir parça yediğimiz baklava, kurabiye, açma, poğaça, börek, çörek, reçel ve patates gibi besinlerin pek çoğu birer glisemik indeks şampiyonudur. Bu listeye irmikli ve unlu tatlıları, cezeryeyi, meyve kompostoları ve özellikle meyve suyu konsantrelerini de eklemeniz gerekir. Sofralarımızdan eksik olmayan beyaz pirinç, beyaz ekmek, undan üretilmiş makarna da glisemik indeksi yüksek besinlerdir. Bunların hepsinden vazgeçmek yerine kademeli bir geçiş yapmanız daha kolay olabilir. Muz mu, kivi mi?Bazı besinlerin “doğuştan” yüksek Gİ değeri var. Bazılarını da biz sonradan yüksek Gı’li hale getiriyoruz. Bir besin ne kadar çok fiziksel ya da kimyasal işlemden geçirilir, ne kadar çok ezilir, parçalanır, inceltilirse, ne kadar çok kavrulur, kızartılır, pişirilirse glisemik indeksi o oranda yükseliyor. Bir gıdanın, bir besinin fabrikada işlenip pakete girmesi şu veya bu şekilde Gİ değerinin yükselmesi anlamına geliyor. Fındığın Gİ değeri makul rakamlardadır ama çikolataya girip “fındıklı çikolata” olunca iş karışıyor! Ne yazık ki glisemik indeksi yüksek bir gıda aynı kaloride olsa bile glisemik indeksi düşük bir diğer gıdaya oranla daha yüksek kilo yapma kapasitesine sahip. Mesela glisemik indeksi 50’nin altında olan meyvelerden kivinin, 50’nin üstünde olan muza göre kilo yapma olasılığı daha azdır. Aynı kaloride muz ve kivi yediğinizde muz ile kilo alma ihtimaliniz daha fazla. İncir, karpuz, üzüm de muz gibi etkiliyor. Gİ diyeti özellikle kimler için önemli?
Şu belirtiler varsa düşük Gİ’li beslenin
70 KG ÜSTÜNDE AĞIRLIĞI OLANLAR İÇİNGi Diyeti 1. GÜNKAHVALTI
ARA ÖĞÜN
ÖĞLE YEMEĞİ
ARA ÖĞÜN
AKŞAM YEMEĞİ
ARA ÖĞÜN
70 KG’DAN DAHA AZ AĞIRLIĞI OLANLAR İÇİNGi Diyeti 1. GÜNKAHVALTI
ARA ÖĞÜN
ÖĞLE YEMEĞİ
ARA ÖĞÜN
AKŞAM YEMEĞİ
ARA ÖĞÜN
Sayfayı Paylaş: Sponsor Bağlantılar:
|
|
İlgili Yazılar: gi diyeti yağ yak, misitgaru faydasız, gi diyeti ile zayıflayanların yorumları, |
|
|
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış... Gi Diyeti Hakkında Yeni Yorum Yaz |
|
| geri |
Tıbbi Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.




